23 Mayıs 2014 Cuma

8. Ay Bitti

Zaman su gibi geçiyor. Tüm gün beraber olsak da ben yine de kızlarıma doyamıyorum. Şimdi daha anlamlı bakıyorlar bana. Gülüyorlar. İstemedikleri şeyleri belli ediyorlar. Kim yabancı kim değil biliyorlar ve sevdikleri kişilere sevinçle çırpınarak tepki veriyorlar.

Yanlarına yaklaştığımda yüzüme dokunup tüm güçleriyle gülüyorlar. Gözleri ışıl ışıl saf tertemiz... Saçlarımı yakalamaya çalışıyorlar. İkisini birden kucaklamak istesem de yapamıyorum işte o zaman içim tükeniyor. Birini ihmal ederim diye aklım çıkıyor. İkiz anneleri beni iyi anlar...

Bu ay Aylin elleri ve ayak parmakları üzerinde şınav pozisyonunda ayağa kalmak için çalışmalarına devam ediyor. Azimle yılmadan... Geri geri gidip koltuğa bacağını sıkıştırıp ağlıyor bana bakıyor "gel beni kurtar" diye... Ordan çıkar çıkmaz kaldığı yerden devam ediyor. 

Gülin emeklemek bir yana fikri dahi geçmiyor aklından. Çünkü o her yere yuvarlanarak ulaşabiliyor. Kendince çözümler üretti. Tam tur dönebiliyor. Yuvarlana yuvarlana ve ya kendi ekseninde tam dönerek hedefine ulaşıyor. Bazen oyuncağa ulaşmak için üzerinde yattığı örtüyü çekerek oyuncağı kendine yaklaştırıyor. 

İkisi de ağlarken ve benden medet umarken ağız arasında "anne"ye benzer birşeyler söylüyorlar. Ya da bu benim hayal dünyam :)) babababaa dadadadaa dedededeeee! O da canları isterse. 

Ayaklarını ağızlarına alıyorlar. Ne zaman fırsat bulurlarsa hemen çoraplar çıkarılıyor. Ayaklar ağıza alınıyor. :))

Artık kahvaltı yapıyoruz (yumurta peynir bisküvi ve devam sütü bulamacı) Gülin biberondan daha çok sevdi kaşığı itirazsız ağzını açıp bekliyor. Aylin kahvaltıyı pek sevmedi. Midesini bulandırıyor. Yerken öğürüyor. O yüzden ben biraz daha alternatifli şeyler hazırlamaya gayret ediyorum. Kuru erik ve üzümü blendırdan geçirip kahvaltıya biraz katıyorum. Aylin için daha dayanılır oluyor. 

Çorbalar içiyoruz. En sevdikleri çorba tarhana. Yoğurta da bayılıyorlar.

Mama sandalyelerini bu ay aldık. Rahat yemek yesinler diye. Arada ellerine salatalık, ekmek, havuç, şeftali, elma veriyorum. Biraz kemirip sağa sola fırlatıyorlar. Bazen düşünce ağlıyorlar. Üst baş perişan oluyor. Her dakika kıyafet değişimi. Çamaşır yıkanıyor durmadan! 

Yorgun ama çok mutlu devam ediyor hayatımız :))

3 Mayıs 2014 Cumartesi

7. Ay bitti

Aylin

Bu ayın başlarında ağzını bir şeyler söyleyecekmiş gibi oynatıyordun. Hepimizi ağzının içine bakıyorduk ne diyecek diye. Boş boş ağzını oynatıp ardından bir çığlık patlatıyordun. Ayın sonlarına doğru bu ağız oynatmalar BaaBaaa Baaa Baaa Baaa diye hecelere dönüştü. İlk olarak "Baba" demiş oldun. (Aslında babanı kastetmediğini biliyorum yavrum ama bu aramızda bir sır olarak kalsın çünkü baban seviniyor "baba" dedin diye) Koca koca yanaklarını doldurup dudaklarını büzerek BaaBaaaBaaaBaaa dediğin an seni yememek için kendimi zor tutuyorum. Bunu bir türlü kayda alamıyoruz çünkü kameraları telefonları gördüğün anda malesef susuyorsun.

O kadar dikkatlisin ki. Hiç bir şeyi kaçırmak istemiyorsun. Ne var öğrenilecek getirin bana hemen anlayayım der gibisin. Merakla bakıp uuuu diyip saldırıyorsun etrafa hemen dokunmak oynamak istiyorsun. İştahla hayatı algılamak. Ne büyük bir heves. Kolların sürekli havada beni kucağınıza alın ve gezdirin etrafı çünkü ben henüz yürüyemiyorum. Bi yürüsem bi daha da kucağa gelmem kendi işimi kendim görürüm diyorsun sanki. Emeklemek için sarfettiğin çaba muhteşem... hiç yılmadan dakikalarca uğraşıyorsun. İlk başlarda sadece olduğun yerde yaylanıp geri geri gidiyordun ama bu ayı yaylanıp öne sıçrayarak göbekleme diye tabir edebileceğimiz bir stille tamamladın. Emeklemenin ilk tohumlarını attın yavrucuğum...

Gülin 

Bazen sessiz etrafı seyrediyorsun. Bazen de küçük çenen bir düşüyor. Sayıyor da sayıyorsun hiç durmadan. Özellikle sabah kalkınca dırdır dırdır çok muhabbetlisin. Aylinin BaBaBaaasınından 2 gün sonra senden de bir sürpriz DaaDaaDaaa geldi. İçimi eriten sevimlilikle önemli bir şey söylüyormuşcasına ciddi ciddi bana bakıp DaaDaaDaa dediğinde ben bittim... Ama en komiği gece uykudan uyanıp sessizce DaaDaaDaa deyişindi. Sanki biraz sessiz konuşayım herkes uyuyor der gibi bir bilinçle. Bana bir şeyler söyleyip gülüyorsun. Ne diyorsun acaba o kadar çok anlamak isterdim ki... Bu ay iletişimimiz her zamankinden daha güzel. 

Henüz yürümek emekmeklemek gibi bir çaban yok. Yere koyuyoruz seni oyuncaklara bakıp ağlıyorsun. Gidemiyorum işte bu nasıl bir işkence diyorsun. Ayakların sürekli kıpır kıpır. 5. ayından beri topuklarını kuvvetle yere vuruyorsun. Yatakta ayaklarını vura vura yatıyorsun. Sen vurdukça park yatak sallanıyor. Aylin bedavadan sayende eğleniyor. Bu topuk vurmalar yürümeye hazırlıkmış. Bakarsın sen emeklemeden yürürsün. 

Oyuncak inek dori'yi bu ara daha çok seviyorsun. Artık zimmetine geçirdin sürekli elinde. Zavallı oyuncağı kemire kemire tükürük içinde bırakıyorsun. Sırılsıklam bir şekilde. Baban kaloriferin üzerine koyuyor sabaha kadar kurusun diye :)) 

Bu ay artık bizi ve birbirinizi çok iyi tanıyorsunuz. Evimize gelenleri biliyorsunuz. Bir süredir görmediğiniz veya daha önce hiç görmediğiniz kişileri yabancılıyor, sizi sevdiklerinde ağlayıp bize sarılıyorsunuz. Tanıyana alışana kadar göz hapsine alıyorsunuz. Aylin daha sıcak kanlı. Gülin biraz daha mesafeli duruyor. Zaten misafir geldinde de normalde uyumayan Gülin uyur, hep uyuyan Aylin uyumaz olur :)) Oyuncaklarınızı paylaşamıyorsunuz. Hışırtılı kumaş bir kitap aldı size Murat Amcanız. Üzerinde rakamlar ve hayvanlar var. İlk geldiği gün paylaşamayıp ağladınız. Sonra ertesi günler bu kapışma başka oyuncaklarda da devam etti. Aylin sen biraz cingözsün. Bi biriniz alıyor sonra hooop diğeri onun elinden kapmış. Bakmışsın kopmuş bir mızıldama... Ne dersiniz bunlar daha iyi günlerimiz mi?

Ek gıdaya geçtiniz. Artık elma, armut, havuç, patates, kabak ve yoğurt yiyorsunuz. Size hergün yoğurt yapıyorum. Gülin elma ve armut püresini pek sevmiyorsun. Ama kabak ve yoğurtu sevdin. Yemediğin her şeyi yoğurtla karıştırınca yiyorsun.  Aylin sen ne versem yiyorsun. İştahlı bir bebeksin.

Çok güzel bir aydı. Hergün yeniliklerle doluydu. Büyüdüğünüzü hem sevinerek hem de bu hallerinizi özlemenin ve unutmanın kaygısıyla yaşıyorum. 

2 Mayıs 2014 Cuma

6. Ay bitti.

Zaman nasıl hızla akıp geçiyor. İyi ki çalışmıyorum da bolca sizinle vakit geçiriyorum canım kızlarım... Bu şartlarda bile doyamıyorum size. Sabaha kadar özlüyorum sizi.

Aylin'im ve Gülin'im

Artık destekle oturabiliyorsunuz. İsimlerinizi söylediğimde bakıyorsunuz. Oyuncaklarınıza uzanıyor ve elinizde oynuyorsunuz. Hatta bir elinizden diğerine alıyorsunuz. En güzeli de artık birbirinizle tamamen iletişim haline geçmeniz. Ama sanırım birbirinizi oyuncak olarak görüyorsunuz. Mesela bu sabah aylin gülinin ayağını ısırırken yakaladım seni.